Denizi çok severim. Ve bilirim ki öfkelenirse deniz, susarım. İçimden geçenleri yazmakta zorluk çekiyorum. Kaç kilo çekiyor olmamın ise esprisi kalmıyor. Seninle...
On birinci Bölüm Kadıköy iskelesine ayak basan Selim Bey, iskeleden ayrılıp taksiye binmek üzere, Kadıköy meydanına doğru, kalabalığın arasında yürümeye çalışıyordu. Günlerden pazar...
Onuncu Bölüm I Ocak 2006 Selim Bey, salondaki divanın arkasındaki duvarda asılı duran, takvimin yaprağını kopararak sehpanın üzerine bıraktığında, yeni yıldan dört günü de geride...
Dokuzuncu Bölüm I İri gövdeli ağaçların arasında kurulmuş olan hamakta, uzanmış olan ve elinde ki gitarın tellerine öylesine dokunmakta olan Nuri Bey gözlerini, ağaç...
Sekizinci Bölüm I Kıyıya vuran dalgaların, kıyıya bıraktığı beyaz köpükler, çıplak ayaklarıyla el ele tutuşup, kumsalda yürüyen evli çiftin, mutlulukları şerefine patlatılan şampanyanın köpüklerine...
Yedinci Bölüm I Ağustos 1998 Kırmızı renge sahip olan minibüs, kenarı mıcır taşlarıyla dolu olan berkitme yol üzerinde arkasında sarı toz bulutları oluşturarak ilerliyordu. Minibüs...
Altıncı Bölüm I Karla kaplı olan sahil kasabasının ara sokaklarında, elindeki bir demet çiçekle, sokakları arşınlarken, buz tutmuş yolda düşmemek için gerekli dikkati gösteriyordu....
Beşinci Bölüm I Aralık 2005 Süzgeçteki deliklerin yan yana gelerek oluşturdukları, karenin alt tarafında bulunan, dikdörtgenin içindeki ince kırmızı çubuk, volta atar gibi, bir o...
Dördüncü Bölüm Ocak 1976 Unkapanı köprüsüne ulaşmak için Haliç Tersanesinin önünde ki dönemeci alan seyir halinde ki “kız gibi” 1974 model Renault marka arabanın, ön...
Üçüncü Bölüm I Aralık 2005 Venüs, adını güzelliğinden almış olmalıydı. Kiraza benzeyen dudaklarından bal damlayıp duruyordu. Durmakta olduğu yerden bal damlayan dudaklara ulaşması, hiçte zor...
İkinci Bölüm I --- Mehmet Efendi, Haydi! En kötü günümüz böyle olsun. Dedikten sonra kadehini kaldırıp, rakısından bir yudum alan Selim bey, Mehmet efendiyle...
Birinci Bölüm I Kasım 2005 Sahil kasabasının ıssız sokaklarına egemen olan sessizliğe, hafiften esen rüzgâr son verirken, gündüz yağmaya başlayan yağmur, gece hızını azaltarak devam...
Koşuyorsam koşmalısın. Takılmamı istediler. Güzelin değerini bilmiyormuşum. Öğrenmemi istediler. O kadar güzellik yaptıklarını sandılar ki nutkum tutuldu. - Takılırsam iyi gelir dediler. -...
Karanlık vurur duvarlara ve azalırız. Sessizce terk edip giden gölgelere, yalnızlığımıza kucak açtığımızda yeniden kavuşuruz. Kucaklar dolusu sevgilere, indirim yaptığımız için sevmezler. Olsun. Bir...
Birileri Zam yaptığı zaman; - Yine zam geldi. Diyorsanız. Size “Yeteneksizsiniz.” Dediklerinde gücenmemelisiniz. Hele de zam ile...
Sesinizi yükseltmenize inandığınız anları yaşarken, sesinizin kısılacağı endişesini içinizde yaşadığınız için, susarsınız. Suskunluğunuzu altınlarla ödüllendirdiğiniz konusunda da içinizi rahat ettirmek için gerekli telkinleri...
Oyunlar oynanmak için bekliyorlar. Birazdan suratlarına maskeler takacak olan çocuklar sırayla şarkılar söyleyerek, dışarıya çıkacaklar. Kullanılmayı hak ettikleri cümleleri buluncaya kadar bütün kelimeler masumdurlar....
Saymak geçiyor. Tek haneli rakamların yalnızlıklarına inat ve sıfırın içinde bulunduğu boşluğa, içten gelen sıcacık gülümseme ile "Merhaba" demek geliyor. Can sıkıntısını...
İki de bir yalnızlık çektiğinden şikâyet ediyordu. Düşlerinde kalabalıklar içinde olmak vardı. Oldu. Toplu hareket etmeyi, toplu taşıma araçlarının hareketine benzetiyordu. Topluca...
Sağır sultan ile kulaktan kulağa isimli oyunu oynadım. Duydu. Çok beğendi. Körebe ile arkadaşlık ettim. Köreldim. Bezirgânbaşının nazını fazla çekmedim. Kapılar da haliyle...
Benden, senden ve onlardan... Benden… Cümleler kalacak. Cümlesine olmasa da huzursuz olmayacağım. Noktalı virgüllerden yoksun olacaklar. Adımın yoksunluk olduğunu unutmadım. Varlığının ötesinde...